Parole

Yazma sancısı anlatan filmleri seviyorum. Çok tırt olmamak kaydı ile oturur hepsini izlerim. Yazarın bir şeyler anlatma çabasını, hayatla olan derdini ve ürün çıkarma yolundaki her türlü sıkıntısı, benim ilgimi çekiyor. Bir yazarın anlatacak bir şeyleri olması için gerçekten bir şeyler yaşamış olması gerektiğine inanıyorum. Aç kalmalı, savaş görmeli, aşk ve aşka dair tüm yan ürünleri biliyor olmalı. Çirkinliği bilmeyen birinin yazabileceğine pek inanmıyorum. Çirkinliği bilmeyen bir insanın, çirkinliği anlatmasını kabullenemiyorum. Oysa hayal gücü ve kurmacadan ibaret her şey. Biraz kitap karıştırarak, filmler izleyerek, öğrenerek okuluna giderek taktikler uygulayarak yapılabilecek bir nane.
Kolayı var biliyorsun. Ne öğrenmek istersen kolayca öğrenebiliyorsun artık. Neler olup bittiğini bilmek istiyorsan açıyorsun bilgisayarını araştırıyorsun. Amerikanın güneyinde bir pikapın içinde otostop çekip seni alan işçi abilerin dinlediği radyoyu dinlemek artık kolay. Basıyorsun ve dinliyorsun. Mississipi de olur, Austin Texas da olur.
Yaşamadan anlatamazsın ama! Ben buna inanıyorum. Kelimeler hantallaşır, iş olur tüm bunlar senin için. Ve her hangi bir şey iş kısvesine bürünürse, o şey çirkinleşir. Kitap yazarın bir ürünü veya bebeği değildir. Yazan adam güzel yazdığı için sıralamaz kelimleri, yazan adam bakın ne güzel olmuş demez.

Oturup bütün yazma sancısı anlatan filmleri izlemek istiyorum. Özeniyorum onlara, değerli buluyorum yapmaya çalıştıklarını.

"İnsanları bu dünyadan uzaklaştıran her şey güzel" dedi bugün dostum. Hem uzaklaşmak istiyorum hem de birilerini daha uzaklaştırmaya gücüm yetsin istiyorum.

Dur ve gör.

Comments